 |
 |
1 - Anakartlarda Sürücü Yüklemek Şart Mı?
Kesinlikle evet! İşletim sistemindeki jenerik sürücüler, anakart
bileşenlerini tam kapasiteyle doğru biçimde kullanmanız için yeterli
değildir. Kaldı ki, yeni sürücülerin yardımıyla, anakart chipsetinize ait
çeşitli donanım uyumsuzluklarını gidermek bile mümkündür. Chipset
üreticileri sürücüleri belirli aralıklarla güncellerler. Size düşen
anakartınızın chipsetini bilmek ve chipset üreticinizin web sayfasına
giderek suport / downloads / bölümünden en son sürücülerini indirip kurmak.
Anakartınızın sahip olduğu chipseti öğrenmek için, beraberinde gelen
kitapçığa göz atmanız yeterli. Elinizde bu kitapçık yoksa, bilgisayarınızın
açılış ekranından anakartın markasını ve modelini öğrenebilirsiniz.
2 - Elektrik gidip gelince sistemim neden kendiliğinden çalışıyor?
Elektrik gidip geldiği zaman veya kasa güç kaynağına bağlı olan güç
kablosunu çekip taktığınız zaman sisteminiz kendiliğinden çalışmaya
başlayabilir. Bu, bir sorun olmamakla beraber anakartın BIOS'u tarafından
değiştirilebilen bir özelliktir. Bu özelliği değiştirmek için anakartınızın
BIOS'una girip, güç yönetim seçeneklerine (Power Management Setup) girmeniz
gerekiyor. Burada "Restore on AC Power Loss" veya "Power Fail Status"
şeklinde bir ayar menüsü göreceksiniz. Bu özelliği kaldırmak için Disabled
yada Always off diyerek kayıt etmeniz yeterlidir.
3 - PCI-X ve PCI Express aynı şey midir?
Server platformlarında uzun süredir kullanılan PCI-X standartı ki amacı
PCI slotlarından daha fazla bant genişliği sağlayıp gigabit ethernet gibi
server platformlarında gerekli iletişim kartlarına gerekli bantgenişliğini
sağlamaktır, PCI Express ile karıştırılır oldu. PCI-X slotlu anakart alıp
PCI Express ekran kartı takmaya çalışanlar hayal kırıklığı yaşadıkları gibi
kurmak istedikleri sistemi tam olarak kuramamış oldular. Bu iki teknoloji
birbiriyle kesinlikle uyumlu değildir. Telafuz hataları nedeniyle de
satıcılar sizi yanıltabilir. O nedenle server ya da workstation alacaksanız
ekran kartı ihtiyacınızı belirleyin ve alacağınız sistemde ihtiyacınızı
karşılayacak ekran kartı yuvasının olduğundan emin olun. Kullanacağınız
ekran kartını belirledikkten sonra satıcınız uyumsuz bir sistem zaten
satamaz.
4 - Northbridge (KuzeyKöprü) ve Southbridge (GüneyKöprü) nedir?
Anakartlar hakkında konuşurken hep chipset (yongaseti) kavramından
bahsederiz. Bir yongaseti North Bridge (Kuzey Köprüsü) ve South Bridge
(Güney Köprüsü) denen iki yongadan oluşur. Tipik bir Nortbridge yongası
temel olarak işlemciden, bellekten ve AGP veriyolundan sorumludur ve
bunların kontrolüyle bunlar arasındaki veri aktarımını sağlar. Ancak
Northbridge ve Southbridge özellikleri üreticiye ve yongasetine göre
farklılık gösterebilir ve bu genellemenin dışına çıkabilir. Örneğin AMD`nin
Hammer serisi işlemcilerinde bellek kontrolcüsü işlemciye entegre
olacağından bu işlemciyi destekleyen Northbridge yongalarında bellek
kontrolcüsü bulunmayacak. Northbridge yongası fonksiyonlarından dolayı
işlemciye, bellek ve AGP slotlarına yakın olmalıdır (sinyalin geçtiği
fiziksel yollar ne kadar kısa olursa sinyal o kadar temiz ve hatasız olur)
ve bu yüzden de anakartın üst kısmına yerleştirilir. Zaten adındaki “North”
kelimesi de buradan gelmektedir. Southbridge yongası ise giriş – çıkış
birimlerinden, güç yönetiminden, PCI veriyolundan ve USB ile anakarta
entegre özelliklerden (ses ve ethernet gibi) sorumludur.
5 - AGP 8X görüntü kartımı AGP 4X destekli anakartımla kullanabilir miyim?
Kullanırsam performansı nasıl etkiler?
Bir süredir özellikle haber gruplarında bu soru sıkça soruluyor. Sorunun
ilk kısmının cevabı için görüntü kartınızın kutusuna veya yanında gelen
kitapçığa göz atmanız yeterli.Görüntü kartları geriye doğru uyumludur, yani
şu an alacağınız bir AGP 4X veya 8X destekli görüntü kartını sadece AGP 4X
destekleyen bir anakartta sorunsuzca kullanabilirsiniz. Hatta çoğu zaman AGP
2X destekli emektar anakartlar bile sorun çıkarmasa da bazı AGP 2X
anakartlar yeni görüntü kartlarını yeteri kadar elektrikle
besleyemeyebilirler
6 - Görüntü kartımın performansı neden eskisi kadar yüksek değil?
Değişik görüntü kartı sürücülerinin üst üste yüklenmesi ya da sistem
kurulurken sürücülerin doğru sırayla yüklenmemesi gibi durumlarda
bilgisayarınızın grafik performansı olması gerekenin çok daha altında
olabilir. Eğer böyle bir performans düşüşü hissederseniz sistem
özelliklerinizden AGP kontrolcüsünü kaldırıp Windows`un onu (ve de aynı
zamanda görüntü kartınızı) tekrar tanıyıp sürücüleri tekrar kurmasına izin
verin. Bu yöntem görüntü kartınıza gençlik aşısı gibi gelecektir. Kendi
sistemimde AGP kontrolcüsü aşağıdaki gibi görünüyor, sizin sisteminizde
anakartınızın çipsetine göre daha farklı olabilir.
7 - Yeni sabit disk aldım fakat neden tam kapasite ile göremiyorum?
İlk olarak şunu belirtelim, diskinizde herhangi bir sorun yok. Bu durum,
disk üreticilerinin byte/kilobyte/megabyte/gigabyte hesaplamasından
kaynaklanıyor. Normal şartlarda kapasitelerin birbirine göre dönüşümü
şöyledir: • 1 GB = 1024 MB • 1 MB = 1024 KB • 1 KB = 1024 byte Disk
üreticileri ise rakamları yuvarlıyor ve ortaya şu rakamlar çıkıyor: • 1 GB =
1000 MB • 1 MB = 1000 KB • 1 KB = 1000 byte Hal böyle olunca, ortada bir
karışıklık çıkıyor. Bir diskin kapasitesini belirlemek için kullanınan esas
birim Byte'dır. Yani, disk üreticilerine göre 80 GB'lık diskin kapasite
80.000.000.000 byte. Bu onlara göre 80 GB demek. Ama işletim sistemleri
gerçek dönüşüm rakamlarını kullandığı için ortaya çıkan tabloyu 80 GB'lık
bir disk için özetleyelim. Diskin boyutu 80.000.000.000 byte. Öyleyse işlemi
tersten alıp GB'a doğru gidelim: 1. 80.000.000.000 / 1024 = 78.125.000 KB 2.
78.125.000 / 1024 = 76.293 MB 3. 76.292 / 1024 = 74,5 GB Sanırız olay net
bir şekilde anlaşılmıştır.
8 - ATA sürücü standartları nelerdir?
- ATA (IDE) - PIO mode 0,1 & 2, SingleWord DMA mode 0,1 & 2, MultiWord DMA
mode 0 desteği vardır. Veri transfer hızı maximum 8.3MBps'dir. - ATA-2
(Enhanced IDE veya Fast ATA) - PIO modes 3 & 4, MultiWord DMA modes 1 & 2
desteği vardır. Ayrıca LBA (Logical Block Addressing and block transfers)
destekler. Veri transfer hızı maximum 16,6MBps'dir. - ATA-3 (Ultra-ATA,
Ultra DMA, ATA33, DMA33) - Ultra DMA mode 2'yi destekler.Veri transfer hızı
maximum 33,3MBps'dir. Gelişmiş sürücü güvenlik önlemleri içerir. - ATA-4
(ATA66, Ultra DMA66, DMA66) - DMA mode 4'ü destekler. Veri transfer hızı
maximum 66,6MBps'dir. Fakat bunun için özel 80pinlik IDE kablolarına ihtiyaç
duyar. - ATA-5 (ATA100, Ultra DMA100, DMA100) - DMA mode 5'i destekler. Veri
transfer hızı maximum 100MBps'dir. Bu standartta da maximum hıza ulaşabilmek
için 80 pinlik kablo kullanmak gerekir. - ATA-6 (ATA133, Ultra DMA133,
DMA133) - DMA mode 6. Veri transfer hızı maximum 133MBps'dir. 137GB'dan daha
büyük Harddisk'leri destekler.
9 - Bad Sector nedir?
Bir hard diskte bilginin saklanabildiği en küçük bölge sektördür ve
sektörler disk plakarı üzerine yayılmıştır. Bu sektörlere okuma/yazma
kafalarıyla ulaşılır ve bu kafalar okuma/yazma işlemini plakalara değmeden
manyetik olarak yaparlar. Disk çalışmadığı zaman da okuma/yazma kafaları
plakalar üzerinde Landing Zone denen bir bölgeye "iniş" yapıp orada
dururlar. Güçte ani bir kesilme veya bir dengesizlik sonucu bir kafa disk
yüzeyine çarparsa Head Crash dediğimiz kafa çarpma olayı olur. Kafa landing
zone yerine bir sektörün üzerine düşerse o sektör hasar görerek kullanılamaz
hale gelir ve kullanılamayan bu bozuk sektöre Bad Sector denir. Diski tekrar
sorunsuz olarak kullanabilmek için Scandisk gibi bir araç kullanılarak
diskteki bad sectorler kullanılmamaları için işaretlenmelidir. Başka bir
yöntemse diske low level format atarak sektörleri tekrar oluşturmaktır, bu
esnada sektörler plakadaki bozuk kısımlar atlanarak sağlam bölgelerde tekrar
oluşturulur.
10 - Aynı anda sabit disk, CD sürücü ve CD yazıcı kullanıyorum. Bunları IDE
kanallarına nasıl dağıtmalıyım?
Özellikle CD/DVD sürücü gibi bir optik aygıtın bir sabit diskle aynı IDE
kanalına bağlanması pek de tercih edilen bir durum değildir. Bağlantı bu
şekilde yapıldığı zaman sabit diskle optik aygıt arasındaki veri transferi
aynı kanaldan hem okuma hem de yazma yapılacağı için sadece hızlı olmamakla
kalmaz aynı zamanda duraklamalara da uğrayabilir. Bunu da göz önüne alarak
ihtiyaçlarınıza göre doğru bağlantı şeklini kendiniz seçmelisiniz. Mesela
"on the fly" olarak tabir edilen direk CD`den CD`ye kopyalama işlemini çok
fazla yapıyorsanız CD sürücünüzü birinci IDE kanalında sabit diskinizin
yanına Slave olarak bağlayıp CD yazıcınızı da ikinci kanala bağlarsanız
kopyalama performansınızı bir miktar daha arttırabilirsiniz.
11 - AMD işlemcim aşırı ısınıyor acaba yanar mı?
Palomino çekirdeğine kadar AMD işlemcilerde çekirdeğe entegre termal diyot
yoktu ve bu yüzden de sıcaklık ölçümü ancak sockete yerleştirilen bir
parçayla işlemcinin alt yüzeyinden yapılabiliyordu (devam etmeden önce bu
konudaki yazımızı okumanızda fayda var). Daha sonra AMD, işlemci
çekirdeklerine termal diyot entegre etmesine rağmen PCB tasarımlarını
değiştirmek ve ek devreler için de 2-3 dolarlık masraf yapmak istemeyen
anakart üreticileri sıcaklık okumak için bir süre daha eski yöntemi
kullandılar ama sonunda AMD`nin bu özelliği bir zorunluluk haline
getirmesiyle çekirdekten sıcaklık okuyabilen anakartların sayısı artmaya
başladı. Şu an güncel anakartların hemen hepsi işlemci çekirdeğinden
sıcaklık okuyabiliyorlar. Bunun haricinde ısınma olayı varsa; İşlemci
soğutucusunda iki tip arıza olabilir. Bunlardan en çok rastlananı fanın
bozularak zamanla veya bir anda durması. Diğeriyse (çok uç bir durum olsa da
imkansız değil) heatsinki tutan klipsin zamanla gevşeyerek soğutucunun
yerinden çıkmasına sebep olması. İlk durumda işlemci çekirdeğinden sıcaklık
okunamasa bile işlemci kurtulabilir çünkü sıcaklık yavaş yavaş artacağından
aşırı ısınma zamanında farkedilebilir. Ama soğutucunun yerinden çıkması
durumunda işlemci çekirdeği aniden çok hızlı ısınmaya başlar ve sıcaklık
işlemci çekirdeğinde alt yüzeye göre kat kat daha hızlı artar. Bu durumda
anakartın zamanında müdahele edip sistemi kapatabilmesi için işlemci
çekirdeğinden sıcaklık okuyabiliyor olması şarttır.
12 - Cross Kablo yaparken renk dağılımı nasıl olmalıdır?
| 1. YeşilBeyaz |
------------> |
TuruncuBeyaz |
| 2. Yeşil |
------------> |
Turuncu |
| 3. TutuncuBeyaz |
------------> |
YeşilBeyaz |
| 4. Mavi |
------------> |
Mavi |
| 5. MaviBeyaz |
------------> |
MaviBeyaz |
| 6. Turuncu |
------------> |
Yeşil |
| 7. KahveBeyaz |
------------> |
KahveBeyaz |
| 8. Kahve |
------------> |
Kahve |
13 - Sistemimde virüs olmasından şüpheleniyorum. Semptomlar ve korunma
yolları nelerdir?
Muhtemel Virüs Belirtileri Siz hiç bir işlem yapmadığınız halde, arka
planda sürekli sistemin aktif bir şekilde çalışıyor olması. Daha önce
sorunsuz bir şekilde çalışan EXE ve sıkıştırılmış dosyaların CRC hatası
vermesi. Sistemi kesinlikle yormayacak 1 KB'lık bir metin dosyası açarken
bile sistemin çok zorlanması. Internet'e girdiğinizde sisteminizde baş
gösterecek tuhaf hareketlilikler, sistemin kendi kendini yeniden başlatması
ve Internet hızınızın olması gerekenden çok daha yavaş çalışması. Örneğin,
daha önce 5 saniyede açılan sitenin 30-40 saniyede açılmaz halde olması.
Bunlar genel virüs belirtileri. Eğer sisteminizde, yukarıda belirttiğimiz
sorunlardan herhangi birini veya birkçaını yaşıyorsanız, önlem almakta ve
tarama yaptırmakta fayda var. Korunma Yolları ve Önlemleri Akıllarda
bulundurulması gereken ilk nokta, virüsün sadece gelen emailler yoluyla
bulaşmayacağı. Son zamanlarda "Tanımadığım kişilerden gelen dosya eklentili
mailleri açmam, olur biter" gibi genel bir düşünce var. Yani, tanıdık
birisinden gelse dosyaları açmaya meyilliyiz. Tanımadığınız kişilerden gelen
ve .exe, .pif gibi uzantılara sahip dosyalar "Ben virüsüm" diye bağırıyor.
Bu tarz mailleri derhal imha edin. Bazı virüsler, farklı kişilerin email
adreslerini ve isimlerini kullanarak virüsü yaymaya çalışıyor. Örneğin,
benden gitmemiş bile olsa, adres desfterine kayıtlı olduğum bir bilgisayara
virüs bulaşmışsa ve bu virüs adres defterinden kurban olarak beni seçtiyse,
size gelen mail adresi olarak benim adresim gözükecek. Yani, tanıdığınız ve
güvendiğinizi isimlerden de virüslü emailler gelebilir; tedbiri elden
bırakmamak gerekiyor. Virüslü emaillerin belirli konuları var. Bunlardan bir
kısmı şöyle: Your Application, Your Details, That Movie, Screensaver, Wicked
ScreenSaver. Bu tarz konuları içeren maillerin virüslü olacağını
kestirebilirsiniz. Internet'ten indirdiğiniz bütün dosyaların sütten çıkmış
ak kaşık olduğunu düşünmeyin. Kazaa, E-Donkey gibi paylaşım (P2P)
programlarında virüs riskinin çok daha fazla olacağını unutmayın.
Çekeceğiniz her dosyaya şüphe ile bakmalısınız. Yukarıda saydıklarımız,
dikkatli olmanız gereken bazı durumları özetliyor. Şimdide, önlemlerimize ve
korunma yollarımıza bakalım: Linux, FreeBSD, OpenBSD gibi sistemlerde
virüsler kullanıcıların baş ağrısı olmadığı için konumuz Microsoft işletim
sistemleri. Son zamanlarda türeyen birçok virüs / solucan, Windows'un
açıklarını kullanıyor. Siz önleminizi aldığınız vakit, çok da fazla
endişelenmenize gerek yok. Microsoft'un buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz
TechNet sitesindeki Güvenlik bölümünde, sistemlerdeki açıkları takip
edebilir ve hemen sağlanan gerekli yamaları uygulayarak önlem alabilirsiniz.
Daha da önemlisi, lisanslı bir kullanıcı olduğunuzu varsayarak, Microsoft'un
WindowsUpdate sayfasını düzenli olarak ziyaret ederek gerekli güncellemeleri
yapmanızı tavsiye ederiz. Sisteminizde mutlaka bir firewall yazılımı
bulundurun. Windows XP ve 2003 ile gelen etegre firewall çok etkili olmasa
da iş görebiliyor. Biz yine de üçüncü parti bir yazılım yüklemenizi
önereceğiz. Önerdiğimiz programlar şöyle: - ZoneAlarm Pro - Kerio Personal
Firewall (Freeware) - Tiny Personal Firewall - Norton Personal Firewall
Sisteminizde mutlaka antivirüs yazılımı bulundurun.
Kullandığınız/kullanacağınız antivirüs yazılımının virüs tanımlamalarının
güncel olmasına dikkat edin ve sık sık virüs tanımlama güncelleştirmesi
yapın. Son uyarımız da şöyle olsun: " Bana virüs bulaşmaz demeyin; günü
birinde solucan / virüs kafanıza balyoz gibi inebilir."
|
|
|
|